24.4.15

Sen nerelerdeydin ?


Bu başlık üzerimdeki yelek için.

Annem'e söylenirdim aklıma geldikçe; tüm kıyafetlerini dağıtmışsın hiçbirşey bırakmamışsın bana diye.
Hakkını yemişim,burdan özür diliyorum .
Artık eli mi değmemiş vermeye mi kıyamamış bilmiyorum ama birkaç parça var ki göz bebeğim.
Bu yeleği bir süredir dolapta tutuyordum ki geçtiğimiz haftasonu'mun bonus parçası oldu.İki gün farklı parçalarla giydim.Çok seviyorum,hep benimle olsun istiyorum.Bi 15-20 senelik olduğunu sanıyorum emin olmamakla beraber.

Gözlükler The Outnet'ten.Net-a-porter'ın outlet'i olan site de birçok markayı çok çok uygun fiyata alabilmeniz mümkün,bu da benden size bir sır :) Siteye girer girmez shipping'i turkey yapın ki türkiyeye gönderim yapmayan amerika sitesinin stoklarından birşey beğenmeyin..

Aklımda yeni oluşumlar var.Proje gibi birşey aslında,ancak henüz tam planlamasını yapmadım.Daha önce yapan oldu mu onu da bilmiyorum.Çok gizli kapaklı konuştum farkındayım ama ,neyse hayata geçirirsem hep beraber görmüş olacagız.






Vest: belongs to mom /Jean-Sweater :Zara / Boots:Mango / Sunglasses:House of Holland / Bracelets:Pandora-Tiffany&Co

20.4.15

Yer Elması mı?


İtiraf ediyorum.
İlk yer elması dendiğinde aklıma gelen görüntü bir tür elma idi.
Belki şu an'a kadar mutfakla pek alakam olmadığındandır diyerek kendimi avutma çabası içindeyim,lütfen bozmayın :)

Yerli ve yabancı kaynaklar her gün daha da artıyor temiz beslenme ile ilgili. Blog'lar ,makaleler ,kitaplar; her gecen gün yepyeni şeyler öğreniyor , mutfakta nasıl çeşitli oyunlar yaparım diye araştırıyor ve elimden geldiğince denemeye çalışıyorum.

Yapay şeker'i tamamen çıkarttım hayatımdan,ve bunun sürekliliğini sağlayabilmeyi çok istiyorum.
Tüketeceğim tek yapay tatlı'nın; arada kahvemin yanına koyacagım,şu an ki gibi, kakao oranı yüksek bitter çikolata olmasını istiyorum.

Neyse yer elması'ndan devam.
Bu yer elması cipsi fikrini 'Doyasıya Yaşamak' ta görüp denemeye karar verdim,Gerçekten tadının o paket cipslerden bir farkı yok. Yapımı da çok basit,yani denememek için geçerli bir sebep bulmak zor:)


Bu arada doyasıya yasamak'ı mutlaka inceleyin keşfettiğime çok mutlu olduğum bloglardan biri.

Snapchat'te dün akşam paylaşmış olduğum görseller ile özeti şöyle ki ; 


İyice yıkadığımız yer elmalarını kabuklarını soymadan ince ince dilimliyoruz,yağlı kağıda olabildiğince sık sık diziyoruz ,piştikçe hacimlerini kaybediyorlar bu arada minik minik olucaklar şaşırmayın :)

        


Zeytinyağı ve tuz'un temel malzemeleri oluşturduğu sos'a ise dilediğimiz'i eklemekte özgür'üz.Acı seviyorsak pulbiber örneğin. Kekik olur sarımsak tozu olur ne seviyorsak ya da o an ki mod'umuz ne ise :)

Fırınınızda kurutma özelliği varsa  daha güzel verim almanızı sağlayabilir.
Bir mutfak acemisi olduğumdan bizimkinin böyle bir özelliği var mı bilmiyorum ,180 derece civarında bi 30-35 dakika yeterli oldu gibi ama daha iyi olabillirdi..

Ve final ; 


Ben yanına hemen kekik ile bir yogurt sos koydum bu da tamamen yaratıcılığınıza kalmış ..

14.4.15

Tüketirken tükenmek üzereyiz


Artık daha fazla insan ve daha fazla marka tüketim çılgınlığının ne kadar korkunç boyutlara ulaştığını gördü ve görmeye,farketmeye devam ediyor.

Ancak moda-sever olduğunu söyleyen halbuki sadece tüketim-sever olan büyük bir kitle henüz bunun farkında değil.

Bu ay Vogue'da ve Geo'da da işlenen bu konu gerçekten çok çok önemli;
Korkunç koşullarda,çok zor şartlarda çalışan binlerce hemcinsimiz bizler sadece 1 kez giyip atalım diye inanılmaz kötü koşullarda çalışıyor ve hayatlarını sürdürüyorlar.

Alma'dan önce sadece 1 kez düşünün.Gerçekten ihtiyacınız var mı?

Mesela şöyle bir soru ; ''Bu aldığın şey'i 30 kez giyer misin?''

Cevabınız ?

***

Ne kadar ucuza alıyorsanız ,aldığınız firmalar onları o kadar daha ucuza mal ediyorlar.Ve bunu yapmak için insanlar çok daha kötü koşullarda,çok çok düşük rakamlara çalışıyorlar.İnsan yerine konmuyorlar.

Minimum parçalarla daha sade,az-öz bir yaşam size de daha çekici gelmiyor mu bu kaos'ta ?

Aldığım şey'in hakkını vermek benim için alışveriş yapmaktan çok daha önemli.


Moda denen şey yaşamsal bir öğe değil.
Abartmaya gerek yok.

Çantamı yüzbininci kez,üzerimdeki ceket keza öyle: kullanmaktan çok mutluyum.


Jean:River Island / Shoes:DC shoes / Jacket:Topshop

31.3.15

Net değiliz


Sanırım sorunu sonunda buldum.Nerede hata yapıyoruz.

Çözümü de sorunu da sırayla anlatmak istiyorum :)




Sorunumuz şu ki ; hoşlanmadığımız insanlara onlara ölüp bitiyoruz çok çok seviyoruz gibi davranıyoruz.
Sebep?
 Davranıyoruz diyorum da ben sevdiklerime bile mucuk mucuk olamadığımdan, uzak durmaya çalıştığım kişilere böyle bir davranış pek mümkün olmuyor çok şükür.

Ama genel olarak insanların,ki buna sevdiklerim de dahil,davranışlarında bu mevcut.
Hayır benden hoşlanmıyorsun biliyorum ama neden çok seviyormuş gibi davranıyorsun,uzak dur abi niye yani ? hayır benim de aklımı karıştırıyorsun.

Hoşlanmayıp aynı ortamda bulunmamız gereken birçok insan elbet oluyor,patavatsız komşular,huzursuz edici akrabalar,dedikoducu çat kapıcılar ;herkes bambaska karakterde; görüşmemek gibi bir seçimimiz var elbette, bu hayat bizim ;kimse huzursuz etsin diye yaşamıyoruz.

Zaten herkesin herkesle iyi anlaşması gibi birşey de mümkün değil,buraya kadar net.

Ama saygı çerçevesi içinde belli bir mesafede ilişkileri sürdürmek varken,neden her karşılaştığımızda bana ''Ay mutlaka görüşelim'' diyerek gözlerimin içine bakıyorsun,amacın ne ?  


Yani diyeceğim o ki ; yapmayalım;
Sevmiyorsak,huzursuz oluyorsak ;sarılıp öpmeyelim.''canıııım'' demeyelim.Ve bilimum samimiyet gösterisinde bulunmayalım.

Hadi bir de böyle deneyelim.


Flats:Mango / Coat:Ipekyol / Jumper dress: Zara / Socks:Penti